21 Ocak 2021 Perşembe

Sadık ESER




Karadeniz Bölgesi’nin Orta Karadeniz Bölümü’nün iç kesimlerinde bir yerleşke, adı Uygur… Deliçay vadisi üzerinde Amasya ve Tokat'ın Turhal ilçelerinin tam ortasın 890’lı yıllarda  yerleşmiş Uygur Türkleri’nden emanet olan bir köydür.  Doğusunda Ezinepazar kasabası, Kuzeydoğusunda Eskikızılca köyü, güneyinde Yağcıabdal köyü, kuzeyinde Tatar, Keşlik ve Sarıyar köyleri, batısında Kaleköy bulunan  Yuva Deresi, Yüce Harman, Arzuönü, İneklik tepeleri ile sarmalanmış;   Sarıtaş Dağları diye adı geçen sıradağların eteğine kurulan Uygur Köyü'nde 1958 senesinde dünyaya gelen Ozan Sadık ESER  der ki:

 

Ozan demek

Halkın gözü kulağı demek

Ozanca seslenmek

Halkın dilinden dökülmek

 

 

EHİL İLE CAHİL

 

Bir ehil ile bir cahil çıkmışlar yola.

Yorulmuşlar dinmişler ama.

Vermemişler mola.

Tam o sırada.

Karşıdan görünmüş molla.

Şöyle bir soluklanmışlar.

Selam sabahtan sonra.

Demiş ehil cahile.

Öldürelim şunu.

Cahil yalvarmış yakarmış.

Etme kulun kölen olayım.

Üstüne yorgan olup.

Ayağının altını öpeyim.

Bu ihanettir vatana.

Gel uymayalım şeytana.

Sen sus demiş ehil.

O baba düşmanıdır.

Tam öç almanın zamanıdır.

Gitmişler peşinden evvel ahır.

Öldürmüşler mollayı anında.

Suçlu çıkmış cahil sonunda.

Ama ehil mi cahil?

Yoksa cahil mi cahil?

Bilmez bunu insan oğlu.

Ehlin sobası sıcak.

Pilavı yağlı.

Bir gurup sahte şahit mahkemeye.

Sürdüler cahili hapishaneye.

Ehil söz vermiş.

Karısına bakacağına.

Yüzüne gülüp de.

Evini başına yıkacağına.

Sözde eksik eteğe bakmış.

Tarlaları bir bir kapmış.

Zavallı ölecek derdinden.

Yatak yorganda gitti.

Birbiri ardından.

Malların hepsi bitmiş.

Zavallı kadında ahirete gitmiş.

Ehil eşiği eşelemiş.

Vardır belki malın kokusu.

Ama düşünmemiş

Vardır her inişin yokuşu.

İki çalı çırpı bir meşe.

Verdiler cahilin evini ateşe.

Mahkeme cahili idam etti.

Sadığın hikayesi burada bitti.

Fukara cahil unutulup gitti

 

KÖYÜMÜN HALLERİ

AMASYA UYGUR KÖYÜ

 

Tanıtayım ben köyümü

Badeleri suna suna

Hem derdini hem huyunu

Anlatayım yana yana

Kurban olam köyüm sana

 

Besi yaptık iflas ettik

Rakı yaptık beleş sattık

Kendi kendimizi yaktık

Çile çektik yana yana

Kurban olam köyüm sana

 

Bankalara borç eyledik

Aldık ama suç eyledik

Kaçtık köyden göç eyledik

Gurbet ele vara vara

Kurban olam köyüm sana

 

Kefilin yaktık başını

Zehir eyledik aşını

İcra bırakmaz peşini

Arar onu döne döne

Kurban olam köyüm sana

 

Köyümün çilesi yetmez

Sayarım sayarım bitmez

Zengini beş para etmez

Sınır yıkar kana kana

Kurban olam köyüm sana

 

Sadığım çekmez sözünü

İkiletmez hiç özünü

Uygur köyü aç gözünü

Nifak sokarlar kafana

Kurban olam köyüm sana

 


KÖYÜMÜN HALLERİ 2

Dost yanına vardım hatır sormaya
Derin bir ah çekip başın salladı
Sorma gardaş dedi başa geleni
Bir öküzüm vardı icra bağladı

Kimse çift koşmamış tarla tapana
Kara bulut çökmüş bizim vatana
Sanki kran düşmüş kara sapana
Köyümün feryadı ciğer dağladı

Çıktım yola doğru hava alayım
Ne  dertliler varmış nerden bileyim
Noldu köylüm size kurban olayım
Hepsi iflas ettik deyip ağladı

Zehir oldu bize üç günlük yaşam
Bir siz değilki memleket perişan
Birliğe çağrı var eydost alişan
Boş tavalar yandı kara bağladı

Gelin canlar atak böyle düzeni
Zamla enflasyonla halkı ezeni
Kulak verip dinle sadık ozanı 
Oda dost dost diye boşa ağladı


OZANCA

Sevdayı yüklenip çıkmışım yola

Aslı kerem oldum anlayın beni

Leylayı ararken düşmüşüm çöle

Çöllerde mecnunum anlayın beni

 

Erenler yoluna gönlümü verdim

Arzu’yla Kanber’i orada gördüm

Nice taş duvara külüngüm vurdum

Ferhat şirin oldum anlayın beni

 

Rumeli’ne vardım Türklüğü yaydım

Haklıya hak verdim kemliği kovdum

Ak güvercin oldum engine kondum

Hacı Bektaş oldum anlayın beni

 

Bende şahın davasını gütmüşüm

Koca Osmanlıya kafa tutmuşum

Darağaçlarına serim vermişim

Pir sultan abdalım anlayın beni

 

Zalımın elinden kanlı yaş döktüm

Boş gönüllere hep sevdalar ektim

Elifin adına ağıtlar yaktım

Karacaoğlan oldum anlayın beni

 

Dağlara çıktım özgürlük için

Anlamazlar beni bilmem ki niçin

Canımı vermişim ben halkım için

Deniz gezmiş oldum anlayın beni

 

Cepheden cepheye koşturdum durdum

Ülkemin için cumhuriyeti kurdum

Yedi düvele boyun eydirdim

MUSTAFA KEMAL’İM anlayın beni

 

Buda kimmiş diye halka sordurdum

Nice iktidara boyun eğdirdim

Bazen ağlattım da bazen güldürdün

Aziz nesin oldum anlayın beni

 

İncindim de incitmedim kimseyi

İster kötü deyin ister çok iyi

Yine de sevdim bu güzel ülkeyi

Ozan sadık oldum anlayın beni

 

 

 

TOPRAĞIM VE SEVDAM

 

Gül kokulu toprağım

Bu gönül sana öyle muhtaç

Sevgine şefkatine

Öyle aç ki

Nane kokulu toprağım

Ezildim sürüldüm

Kapılardan kovuldum

Sen köylüsün dediler

Suyuma ekmeğime el koydular

İnadına yaşadım

Direndim

Menekşe kokulu toprağım

Bu yürek isyanda

Namerde boyun eğmedik

Tutulmadık zincirine

Atılmadık zindanına

Binlerce ölsek de

Milyonlarca doğarız

 

İnan olsun çiğdem kokulu toprağım

Bu asi yüreğim

Kardelen başıdır

Kardan doğrulup uzanır

 

Leylak kokulu toprağım

Sana hava veren çapana

Gönlünü okşayan

Kara sapana

Hayat veren suyuna

Kıymet verselerdi

Ambargo koyarlar mıydı


Aldılar toprağım

Seni elimizden

Aldılar da bu zalimler

Ata kanıyla yoğrulan kokunu

Siyanürle zehirlediler

 


 ŞİİR VE YAŞAM


Şiir bir sevdadır yüreğimizde

Bazen sevgiliye ağıt

Bazen sılaya hasrettir

Doğanlara gülücük

Ölenlerin ardından 

Göz yaşıdır şiir

Bazen uçmaktır  gökyüzünde

Bazense yüzmektir

Okyanusun derinliklerinde

Şiir bazen yükselip semaya

Yıldız toplamaktır gökyüzünde 

Bazen bulut olup yağmak

Bazense sel olup coşmaktır

Ormanın derelerinde

Sessiz sesiz akmaktır

Özgürce denizlere

Hep iyilik güzellik değildir şiir

Bazen kınında bıçak olup

Saplanmaktır zalımın göğsüne

Tükürmektir hırsızın

Arsızın soysuzun

Yüzüne yüzüne

Okuya biliyorsak şiiri

Bir avuç su serper

Yüreğimize

Tekrar alev almasın

Deniz olsun diye


SADIK ESER


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hacı Mehmet KARAKAŞ

Hacı Mehmet KARAKAŞ 21.01.1988 yılında Adıyaman’ın Kâhta ilçesinin Yolaltı Askeran köyünde,  kalabalık bir çekirdek ailede, çiftçi bir baban...

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *