15 Nisan 2021 Perşembe

Uygar KAPLAN

  04.12.1982 yılında Ankara'da dünyaya gelen şair ilk, orta ve lise öğrenimini Muğla ilinin Marmaris ilçesinde tamamladı.  9 Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümünden 2005 yılında mezun oldu. Okuma ve yazmaya ilgisi yaşama karşı duyduğu merak ve keşif ruhu ile sürekli öğrenme faaliyeti içinde olan Uygar KAPLAN  özgün bir kişiliğe sahiptir. 2007 yılında Marmaris'te özel bir bankada meslek yaşamına başlamıştır ve halen Datça 'da bankacı olarak görevini sürdürmektedir. Yasemin KAPLAN ile evli olan şair Armin'in babasıdır. 



Şiir sanatının poetikası onun şiirlerinde Ege kıyılarına çarpmaktadır. Efenin yenilmez ruhunu hissedersiniz. Modern Türk Şiiri  ve musikinin şiire yaklaştığı bütün diyarların rüzgarından eser. O sebeple şiirlerinde her coğrafyadan esintiler duymak mümkündür. Banka ve finans kelimelerini şiirlerinde iz düşerek; kelimeleri anlamının ötesine taşıyan demir ayakları güçlü köprüler kurmaktadır. Kendine has üslubu ile yazdığı dizelerde uçarı bir çocuğun gündüz düşlerini bulacaksınız. 

KAHVERENGİ 

Ben kahverengiyi bir tek gözlerinde sevdim

Bakıyorsun ya toprak toprak

İlk yağan yağmurun kokusu gibi

Her gün içtiğim kahvem olmalı gözlerinin rengi


Ne bir ton açık ne bir ton koyu 

Yoksa ne anlamı var ne de lezzeti

Bağlarım gözlerini belime

Günün sensiz geçen saatlerinde

Dindirmek için hasretimi 


Ağaç kovuklarından yapılmış küçük bir gemiye 

Doldurup kozalakları denize açılmaya benzer

Gözlerinin içine bakmak

Kahverengi ama bakışların aynı denizin derinliği 


Medusa' nın baktığı herkes taş olur ya hani

Senin bana bakmadığın gün taş olur yüreğim 

Yontacak hiç bir heykeltraş bulamazsın 

Gözlerinin sıcaklığından başka 


Ben kahverengiyi bir tek gözlerinde sevdim 

Ve o kadar sevdim ki 

Öldüğüm zaman üzerime atılan toprak 

Olmalı gözlerinin rengi 


                                        



DUYGU BAĞIŞI 

Yapraklar topluyorum asmalardan

Salamuraya yatırıyorum aşkımı 

Genç bir kız serçe parmağı kalınlığında sarıp 

Sevdiğine yedirebilsin diye 


Oyuncaklar topluyorum sağdan soldan 

Ayıcığın gözlerine yapıştırıyorum mutluluğumu

Bir yerlerde gözü yaşlı bir çocuk 

Gülümseyerek oynayabilsin diye 


Kömürler topluyorum ocaklardan

Bir yat güvertesine bırakıyorum hüznümü

Geçim derdi nedir bilmeyen bir insan

Emeğin ne olduğunu öğrenebilsin diye 


Bütün silahları topluyorum dünyadan

Bir tabutun içine koyuyorum nefretimi

Gömüyorum yerin yedi kat dibine 

Bir daha çocuklar ölmesin diye 


                                   



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hacı Mehmet KARAKAŞ

Hacı Mehmet KARAKAŞ 21.01.1988 yılında Adıyaman’ın Kâhta ilçesinin Yolaltı Askeran köyünde,  kalabalık bir çekirdek ailede, çiftçi bir baban...

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *