15 Şubat 2021 Pazartesi

Ressam ZEKİ GÜLDÜ İle MEMLEKET MANZARASI VE AHVALİ ÜZERİNE SÖYLEŞİ

  

                                                           



         ZEKİ GÜLDÜ  Çankırı/Eldivan doğumludur. 1984 yılı Gazi Üniversitesi, Gazi Eğitim Fakültesi, Resim-iş Bölümü, Resim Ana Sanat Dalı, Mustafa AYAZ atölyesinden mezun oldu. 

               Resimlerim, peyzaj değil manzaradır, diyor. İlk sergimin başlığı da MEMLEKET MANZARALARI  söylemiyle çıktı, izleyicilerinin karşısına. Buradaki ironi halen devam etmektedir. Memleket ve dünya halleri çok yakınımızda alev alev. Sanki gün batımı manzaraları gibi. 

                Sanatçının gücü, yaşamın halleriyle ilgili olarak kendisine alan açabilme, yaratıcı gücünü bu alana taşıyabilmesidir. Çok dolambaçlı olmadan yalın yeni önermeler ve dil oluşturabilmektir. Benim için bu dil "MANZARA"dır. Bu dil yeni yaşamdır. Bu dil Memleket Manzarasıdır. Kalıplara takılmadan, renkçi, dışavurumcu tavırla üretiyorum eserlerimi. 

                 Toprak, gökyüzü, taş, kerpiç damlı evler memleket ve dünya hallerinin çığlığına; kardelenler, çiğdemler, sevgi çiçekleri, bir dal, bir yaprak, taş, böcek, her neyse hepsi yeni bir yaşamın görsel sunumudur. Sığınırız renklere, çiçeklere, toprak damlı evlere, sarılırız esere liman olur. 

                  Eserleri ve anlayışını kısaca bu şekilde ifade eden sanatçı; çalışmalarını aralıksız kendi atölyesinde sürdürmektedir.  BRHD (Birleşmiş Ressamlar Heykeltıraşlar Derneği),  üyesidir. Cumhuriyetimizin 75. yılı etkinlilerinde ÖDÜL’e layık görüldü.  Çok sayıda karma,  grup, festival ve etkinliklerde bulunan sanatçının resmi ve özel koleksiyonlarda eserleri bulunmaktadır. 

 

                   KİŞİSEL SERGİLERİ ; 

1997 Çankaya Belediyesi Sanat Galerisi-ANKARA 

1997 Edirne Belediyesi Sarayiçi- EDİRNE  

1997 Vakıfbank Feneryolu Sanat Galerisi- İSTANBUL 

1999 Milli Piyango Talih Kuşu Sanat Galerisi-ANKARA 

2000 Anadolu Ajansı Sanat Galerisi-ANKARA 

2004 Emima Sanat Galerisi-ANKARA 

2006 T.C. Ziraat Bankası Kuğulu Sanat Galerisi-ANKARA 

2013 Güzel Sanatlar Galerisi-ZONGULDAK 

2014 Çaycuma Kültür Sanat Galerisi- ZONGULDAK 

2015 Güzel Sanatlar Galerisi-ZONGULDAK 

2017 Turaç Sanat Galerisi, Kale- ANKARA 

2018 Büyükşehir Belediyesi Tarihi Havagazı Fabrikası Sanat Galerisi-İZMİR 

2020 Koronalı Günler Sanal Resim Sergisi-YouTube  

2020 Çatalzeytin-Kastamonu Sanal Resim Sergisi-YouTube 

2021-Kişisel yağlıboya  Sanal Resim Sergisi- YouTube 

 

 

TÜYB 2011

TÜYB 2011


                                       TÜYB 2013

 

     

                      Kapodokya Covid 19




                                

                                  Hiç Sönmeyen





 


                                             Bu Güne Kalan





TÜYB 2018


10 EKİM 2016 ANKARA


TÜYB 2017


TÜYB 2017  - İŞARET



ADANA ALADAĞ TÜYB 2016


MEMLEKET MANZARASI ve DURUŞ   

    Kırk yıldır  sanatsal üretim, kişilik , üslup oluşumunda;  memleket  manzarası ve ahvali  sorunum oldu. Dağı taşı deresi bin bir çeşit canlısı, evler köyler; şehirlerde, hayran hayran bakıp   önünden ayrılamadığım  insanlığın mirası tarihi eserler, yaşamımın izdüşümü oluverdiler. Sanatçının  sorununu ifade edeceği bin bir  dili olmalıydı. 


    Birikimin  ışığı ve yüklediği sorumlulukla  atılan her bir fırça darbesi, Anadolu'ya özgü bir dildir Kerpiç damlı evlerde.  Eserlerim, Anadolu uygarlıklarının yaratmış olduğu kültüre, sanatsal kimlik mirasına göndermeler içerir. 

    

    Israrla söylemeye devam ediyorum.  İnsanlığın ve çağımızın en önemli sorunu ; Çevre ve Doğal Kaynaklar Paylaşım  (3.dünya)  Savaşıdır. Bu savaş ve talan dünyada sürekli devam ediyor. En verimli topraklar,  ORTADOĞU ve ANADOLU  üzerinde.  Detay ve analizler elbette ki  bizim işimiz değil. Ancak sormak ve sorgulamak işimizdir. 

 

    ‘’Ressamım, yurdumun taşından toprağından sürüp gelir nakışlarım. Taşıma toprağıma toz konduranın alnını karışlarım ‘’ diyor , Büyük usta Bedri Rahmi. Anadolu;  bu kadim topraklar insanlığa beşiklik etmiş milyonlarca yıl. Üretmiş, yaratmış, miras bırakmış gelen kuşaklara.. Bu miras nice talan yağma ve savaşlarla karşı karşıya kalmış.  Direnişler yaşamış zengin deneyimler de bırakmış bu konuda. Elbette bu durum Sanatçı duyarlılığının da ölçüldüğü bir laboratuvar gibidir. Köroğlu’ndan  bize 100 yıl önce geldikleri gibi geri dönen emperyalistler, tekrar yerel işbirlikçileri ile sürdürdükleri talan ve yağmada KAZ DAĞLARINA dayandılar. Def olmaları için son dönemeç Kaz Dağları. Geçilirse geçmiş olsun.  Çocuklarımıza , torunlarımıza bu toprakları dedelerimizden aldığımız gibi  teslim edebilmek insanlık onuru olmalıdır. 

    Pir Sultan’lar,  Köroğlu, Mustafa Kemal’ler, Deniz’ler, Bergama köylüleri, Kazım Koyuncu Metin Lokumcu’lar ,  daha birçok yiğit ,  onurlu duruş ve direnişin de mirasını bu topraklara bıraktılar.  

    HES’ler, Otoyollar, Ovit, Munzur, Küre dağları, Kelebekler Vadisi, Salda Gölü, Cerattepe, Şirince, Nallıhan, Filyos, Amasra, Çatalağzı, ve   yüzlercesi ...Sahi Atatürk Orman Çiftliği ne oldu?  HEPSİ İŞGAL ALTINDA!

Sadece Kaz Dağları değil Anadolu’nun dört bir yanında bir karış toprağın eşelenmesine izin vermemeliyiz. Bu işgale karşı, DİRENİŞ HAKTIR.  ANADOLU’nun  altıda üstü de HALKINDIR, İNSANLIĞINDIR.         

                                                                                                                                              Zeki GÜLDÜ 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hacı Mehmet KARAKAŞ

Hacı Mehmet KARAKAŞ 21.01.1988 yılında Adıyaman’ın Kâhta ilçesinin Yolaltı Askeran köyünde,  kalabalık bir çekirdek ailede, çiftçi bir baban...

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *