25 Ocak 2021 Pazartesi

DİNÎ-TASAVVUFÎ HALK ŞİİRİ

 

 


Dinî-Tasavvufî Halk Şiirinin kendine özgü nazım şekli yoktur. Bu şiir geleneğinde divan şiirinden ve halk şiirinin anonim ve âşık kollarından alınan bazı nazım şekilleri kullanılmıştır. Bu yönüyle Dinî-Tasavvufî Halk şairleri, hem klasik edebiyatın hem de halk edebiyatının nazım şekillerini kullanabilme özelliğine sahiptirler. Ayrıca Dinî-Tasavvufî Halk Şiirinin divan ve halk şiirinin nazım şekillerini kullanmasında, hem halka hem de aydın kesime hitap eden bir gelenek olmasının da etkisi vardır. Bu ikili tesir, şiirin türü, ölçüsü ve kafiyesi hususlarında da karşımıza çıkar. Dinî-Tasavvufî Halk Şiirindeki nazım şekilleri, Abdurrahman Güzel’in tasnifi esas alınarak verilmiştir (Güzel 2009: 191-214).

 

Tekke şairleri, şiirlerinin bir kısmını, divan şiirinde kullanılan nazım şekillerini ve aruz ölçüsünü kullanarak yazmışlardır.

 Kaside, gazel, kıt’a, musammat, murabba, terkîb-i bend, tercî-i bend, rubâî, tuyuğ, mesnevî …

Kaside

Din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla yazılan şiirler

Öncülü Arap edebiyatı- 15. yüzyıldan itibaren Türk edebiyatında görülür

Kasidelerde beyit esastır. 31 ile 99 arasında değişen beyitlerle yazılan kasidelerde ilk beyit kendi arasında diğer beyitler ise ilk beytin ikinci mısrasıyla (aa, ba, ca, ça, da) kafiyelidir.

 Dinî-Tasavvufî Halk Şiirinde “tevhit” ve “nâ’t”

 

Gazel

Divan şiirinde daha çok aşk ve şarap üzerine yazılan şiirler

Hacim olarak 5, 7, 9, nadiren  10, 12, 15 beyitlik olabilen gazellerin ilk beyti kendi arasında, diğer beyitlerin ikinci mısraları ilk beyitle (aa, ba, ca, ça, da) kafiyelidir.

 Dinî-Tasavvufî Halk Şiirinde divan şiirinden farklı olarak gazel, ilahi aşkı konu edinen şiirler

 

Mesnevi

Aruzun kısa kalıplarıyla yazılan mesnevilerin beyitleri kendi arasında (aa, bb, cc,

çç, dd, ee) kafiyelidir.

 Dinî-Tasavvufî Halk Şiirinde mesnevi nazım şekli, din ulularını konu alan bazı şiirlerde kullanılmıştır (Artun 2002: 82).

 

Murabba

Murabbalar, dört mısralık bentlerden oluşurlar.

Kafiye düzeni olarak aaaa, bbba, ccca, ççça

Dört ve sekiz bent arasında değişen bir hacme sahiptir.

Dinî ve didaktik konularda, övgü, yergi, manzum mektup gibi  türlerde daha çok bu nazım şekline başvurulmuştur.  (Murabba nazım şeklinin kullanıldığı şiirlerde konu sınırlaması olmamakta.)

 

Terci-i Bend

Terci-i bend, “hâne” adı verilen gazel biçiminde kafiyelenmiş beş on beyitlik şiir öbeklerinin

vasıta adı verilen ve sürekli tekrarlanan bir beyit ile birbirine bağlanmasından oluşur.

Kafiye düzeni aa xa xa xa xa bb - cc xc xc xc xc dd   veya  aa aa aa aa bb - cc cc cc cc cc dd

Felek, Allah’ın kudreti, evrenin sonsuzluğu ve hayatın zorluklarını konu edinen terci-i bendi Dinî-Tasavvufî Halk Şiirinde en fazla Kaygusuz Abdal yazmıştır.

 

Terkîb-i Bend

Şekil özellikleri açısından terci-i bende benzeyen terkîb-i bendlerde bentlerin sonunda yer alan vasıta beyti, her bendin sonunda değişir.

Terkîb-i bend nazım şekliyle yazılmış şiirlerde genellikle dinî, tasavvufî, felsefî ve sosyal konular işlenmiştir. Dinî-Tasavvufî Halk Şiirinde bu nazım şekli ile şiir  yazanlar arasında üç terkîb-i bendiyle Kaygusuz Abdal dikkat çekmektedir.

 

Kıt’a

En az iki beyitten oluşan bir nazım şekli olan kıt’anın a-b //c-b//d-b//e-b  şeklinde  kafiye düzeni vardır.

 Divan şiirinin mahlassız şiirleri olarak bilinen kıt’alarda   hikmet, nükte ve yergi bulunur.

 

Tuyuğ

Türk şiirine has bir nazım şekli olan tuyuğ

 aruz’un “fâilâtün fâilâtün fâilâtün  fâilün” kalıbıyla yazıldığı gibi nazım birimi olarak da dörtlük (hane) esasına dayalıdır.

Özellikle mısra kümelenmesi açısından anonim halk şiirindeki “mani”ye benzer

Türk şiirindeki dörtlük anlayışının divan şiirine yansımasıyla oluşmuştur. Dinî-Tasavvufî Halk Şiirinde tasavvufî ve felsefî konular genellikle bu nazım şekliyle ele alınmıştır.

Tuyuğlar genellikle aaxa şeklinde kafiyelenir.

 xaxa şeklinde kafiyelenen tuyuğlar bulunmaktadır.

Mahlasın yer almadığı bu nazım şekli, 14. ve 15. yüzyıllarda Azeri ve Çağatay sahalarında çokça Tuyuğ yazılmıştır.

 Kadı Burhaneddin  ve Nesimî

 

Müstezâd

Uzun mısralara kısa mısraların eklenmesiyle oluşur.

Müstezâdlar, aruz vezninin “mefûlü mefâîlü mefâîlü feûlün” kalıbıyla yazılırlar.

 Uzun mısralara eklenen ve adına “ziyâde” denilen kısa mısralar ise yine aruzun “mefâîlü feûlün” kalıbına uygundur.

Bu nazım şeklinin dört farklı uyak düzeni vardır.

1. Aa- Aa, BbAb, Ca-Aa vs.

2. Aa- Aa, Bx-Aa, Cx-Aa vs.

 3. Ab-Ab, Cc-Ab, Dd-Ab vs.

 4. Ab-Ab, Cx-Ab, Dx-Ab vs.

Dinî-Tasavvufî Halk Şiirinde Kaygusuz Abdal’ın  müstezâd nazım şekliyle söylemiş olduğu bazı şiirleri bulunmaktadır.

 

Türk Halk Edebiyatına Ait Ortak Nazım Şekillerinden  Mani , Koşma ile de şiirler yazılmıştır.

 

 

 

 


"Çıkarken kapıyı örtünüz."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hacı Mehmet KARAKAŞ

Hacı Mehmet KARAKAŞ 21.01.1988 yılında Adıyaman’ın Kâhta ilçesinin Yolaltı Askeran köyünde,  kalabalık bir çekirdek ailede, çiftçi bir baban...

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *