24 Ocak 2021 Pazar

MÜZİK VE EDEBİYAT

 

Sanatın kendi içinde yapısal bir bağlantı ağı olduğunu düşünecek olursak fonetik sanatlardan müzik ve edebiyatın seslere dayanan bir iletişim sisteminde gelişip gerçekleştiklerini söyleyebiliriz.

Sanat dalları ilişkilerinde; resim-müzik, edebiyat-tarih, sinema-resim, tiyatro-müzik, şiir-fotoğraf… benzeri bağlantılardan anlaşılacağı üzere, edebiyat ve müziğin her alanla bağlantılı olduğunu, seslerin ve sessizliğin üzerine kurulmuş olan iki sanatın soyut ve somut olarak tanımlanma sürecinin benzerliğini fark ederiz.

Gerçek bir dil olan edebiyatla bir araya gelerek, birleşerek yenilikler yaratabilen müzikteki anlamlandırma ve dışa vurum  semantik bir güce dönüşür. Müzik-edebiyat birlikteliğinden ortaya çıkan semantik güç yaşamsal akışın itkisi olur. Geride kalan yüz yıllar boyunca , bütün uygarlıklarda  müzik ve edebiyatta açığa çıkan olağan üstü yetenek, kazanılan deneyim, bilgi birikimi ,üretilende kalıcılık, üretilenin yoğunluğu...açısından düşünüldüğünde fenomen kabul edilirler. Edebiyat sanatı, söz yapısının (ses) yanı sıra ritim öğesiyle de müziğe yaklaşım geliştirir.

Edebiyat da müzik gibi önem ve değer açısından diğer sanat dallarını aşar çünkü müziğin ve edebiyatın yapısal özelliği, metafizik bir karakter taşır. Başlangıcı geçmiş zamanın derinliklerinde kaybolmuş kadim bilgilerin kodları ile işlemlenirler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hacı Mehmet KARAKAŞ

Hacı Mehmet KARAKAŞ 21.01.1988 yılında Adıyaman’ın Kâhta ilçesinin Yolaltı Askeran köyünde,  kalabalık bir çekirdek ailede, çiftçi bir baban...

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *