23 Ocak 2021 Cumartesi

TARİHTE BİLİNEN İLK HALK ŞAİRLERİ


 




Halk şiirinin, Türklerin tarih sahnesine çıktığı günden beri halk şiirinin varlığı bilinmektedir. Yazılı ilk örnekler, Uygur dönemine( Uygurların yazıyı kullanan bir Türk kavmi ) aittir. Sözlü gelenekte icra edilen ilk şiirler, sözlü aktarım metotları ile işlerlik kazandığı  için  günümüze yazılı olarak ulaşmamıştır. Bu durum, halk şiirinin 9. veya 10. yüzyıllarda oluşmaya başladığı anlamına gelmez.

Uygur ve Karahan’lı dönemlerine ait yazılı kaynaklarda yer alan bilgiler ve terimler, Türk halk şiirinin önceki dönemlerdeki durumuyla ilgili çıkarımlar yapmamıza aracılık etmektedir.

Halk şiirinin adları belli ilk şairlerinden bazıları:

*Aprınçur Tigin

*Kül Tarkan

*Ki-ki

*Pratyaya-Şiri

*Asıg Tutung

*Çısuya Tutung

*Kalım Keyşi

*Çuçu





“Alp Er Tonga öldi-mü

İsiz ajun kaldı-mu

Ödlek öçin aldı-mu

Amdi yürek yırtılur

Ödlek yarag küzetti

Ogrı tuzak uzattı

Begler begin azıttı

Kaçsa kalı tutulur

Begler atın argurup

Kadgu anı torgurup

Mengzi yüzi sargarıp

Kürküm angar türtülür” (Tekin 1989: 8)

 

Türkiye Türkçesi:

“Alp Er Tonga öldü mü?

Kötü dünya kaldı mı?

Felek (böylece) öcünü aldı mı?

Şimdi yürek(ler onun ölümünün acısı ile) paralanıyor.

Felek (onun canını almak için) fırsat gözetti

(ve) gizli (bir) tuzak kurdu.

(Felek) beyler beyini (böylece) yanılttı (ve tuzağa düşürdü).

Kaçsa (bile bu tuzaktan) nasıl kurtulur(du)?

Beyler atlarını yordular;

Kaygı (ve keder) onları zayıflattı.

Bet ve benizleri (öyle) sarardı (ki)

(yüzlerine) safran sürülmüş (sanırsınız).” (Tekin 1989: 9).

 

 



“Budraç yeme kudurdı

Alpagutın üdürdi

Süsin yana kadırdı

Kelgeli-met irkeşür

Etiş suwı Yimeki

Sıtgap tutar bileki

Kür-met anıng yüreki

Kelgeli-met irkişür”

 

“(Yabaku boyunun Beyi) Budraç (bizimle savaşmak için öldü) kudurdu;

En iyi savaşan yiğitlerini seçti

Ve askerlerini yine (bize doğru) döndürdü;

(üzerimize) gelmek için toplanıyorlar.

Ertiş suyunun Yemekleri (de)

(savaşmak için) bileklerini sıvadılar.

Onlar yürekli ve pek cesur (yiğitler)dir.

(üzerimize) gelmek için toplanıyorlar.” (Tekin 1989: 32-33).

 




“Bulnar mini öles köz

Kara mengiz kızıl yüz

Andın tamar tükel tuz

Bulnap yana ol kaçar

Awlap meni koymangız

Ayık ayıp koymangız

Akar közüm uş tengiz

Tegre yöre kuş uçar” (Tekin 1989: 78).

(...)

Türkiye Türkçesi:

“(O) baygın göz(ler) beni avlıyor

(ve üzerinde) kara benler (bulunan o) pembe yüz (beni tutsak ediyor).

Bütün güzellik(ler) ondan damlıyor (sanki);

(beni) tutsak ediyor, sonra da kaçıp gidiyor!

Beni avlayıp bırakmayın, (ne olur):

Söz verip sözünüzden caymayın!

Gözlerim(den) deniz gibi (yaşlar) akıyor işte;

(öyle ki akan gözyaşlarımın) çevresinde kuşlar uçuyor!” (Tekin 1989: 79).

 

 

“Kış yay bile tokuştı

Kıngır közin bakıştı

Tutuşkalı yakıştı

Utgalı-mat ugraşur

Kış yaygaru süwleyür

Er at menin tawrayur

İgler yeme sewriyür

Et yin takı bekrişür”

 

 

Türkiye Türkçesi

“Kış ile yaz (birbirlerine düşman olup) savaştılar;

Kızgın gözlerle birbirlerine bakıştılar.

Tutuşup dövüşmek için birbirlerine yaklaştılar;

Birbirlerini yenmek için uğraşıyorlar.

Kış yaz (mevsimine şöyle) fısıldıyor:

İnsanlar ve atlat benimle güçlenir ve sertleşir;

Hastalıklar da (benim zamanımda) azalır.

(İnsanların) vücutları ve etleri de (benim zamanımda) sağlamlaşır.” (Tekin

1989: 104-105).

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hacı Mehmet KARAKAŞ

Hacı Mehmet KARAKAŞ 21.01.1988 yılında Adıyaman’ın Kâhta ilçesinin Yolaltı Askeran köyünde,  kalabalık bir çekirdek ailede, çiftçi bir baban...

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *