3 Şubat 2021 Çarşamba

Sevim YILDIZ




   1969 yılında, Eskişehir Yıldıztepe mahallesinde doğdum.  5 kardeşiz.  Piyango bana vurmuş olmalı, en güzelimiz benim…

   Çok zeki olduğum için, çarpım tablosu falan… Eskişehir Ticaret Lisesi’ni 5 yılda zor bitirdim.

   Lisede beklemeye kaldığım dönemlerde, mahallemizden konfeksiyon atölyesinde çalışmaya giden ablalar;  ‘’Dolaşıp durma oğlanlar gibi. Bizimle gel. Bize yardım edersin,’’ diyerek akıllarınca beni ayak işlerinde kullanacaklarını zannederek iş hayatına atılmamı sağladılar. Böylece, iş hayatındaki önlenemez yükselişime yol açmış oldular. Onlar girdikleri işte devam ederken ben bir müddet sonra kalite konturolcu oldum. Bobin ipler, fermuarlar, düğmeler benden sorulur oldu. Okul bitince de ön muhasebe elemanı olarak girdim iş yerine. Beni oraya götüren ablalar ücretlerini, fazla mesailerini bana sorar oldular.

     O sıralarda Türkiye Sakatlar Derneği Eskişehir şubesi ile kesişti yolumuz, üye oldum, engelli raporu aldım. Belediyeden ücretsiz paso aldım.

       Fabrika kapandı. Dernekte kurslar açılıyordu.  Zamanımın çoğunu dernekte geçiriyordum.  1992’de Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler tiyatro topluluğunun Keloğlan’ı Erdal Görgeç ile tanıştım.  Artık Pamuk Prenses bendim.  Zümrüt Mobilya eleman arıyormuş. Gittim, görüştüm. Beğenirsek, güvenirsek bizimle çalışırsın, dedi Kemal abi.  Ne demek güvenirsek? Asıl ben güvenirsem başlarım, şeklindeki çıkışım işe yaradı. İşe başladım.

    1995 yılında nazik ve kibar eşim Erdoğan Yıldız ile evlendim.  Düğünüm hem yerel hem ulusal gazeteler de  ‘’Pamuk Prenses Evlendi,’’ başlığıyla haberleştirildi.

        1996’da Dammla doğdu.
        1997’de Eskişehir Hava Hastanesinde memuriyete başladım.

    2008’de Ozan doğdu.   2012’de emekli oldum. Tiyatroya, bu kez cadı olarak döndüm. Türkiye’de sayılı iller dışında her yere turneyegittik.

      Sekiz dokuz yaşında iken başladığım günlük tutma alışkanlığımı kitaplaştırabileceğim  hikâyeler biriktirme seviyesine taşıdım.

   Bu kitabı engelli biri yazmış, üzüleceğiz, diye düşünürseniz, yanılırsınız, Bu kitabı okurken gözlerinizden yaş akacaksa gülmekten akacak bilesiniz.

        Sosyal medyada paylaştığım kısa hikâyelerimi görüp bunlar burada kalmasın, kitap hâline getir, diyen, benim gül kokulu, canım, öğretmenim Güler Ünlü koydu kitabın adını:  SEVİMli Kırıntılar…

   SEVİMli Kırıntılar, sevgi katsın hayatınıza.






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hacı Mehmet KARAKAŞ

Hacı Mehmet KARAKAŞ 21.01.1988 yılında Adıyaman’ın Kâhta ilçesinin Yolaltı Askeran köyünde,  kalabalık bir çekirdek ailede, çiftçi bir baban...

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *